zeynep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeynep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2012 Cuma

bu yazıyı babama armağan etmekten onur duyarım

babam ve ben


        Bir 9 Mart günü gözlerini açmış babam dünyaya. O gün doğan herkes gibi o da bir balık burcuymuş.Bu yüzden kızıyla (benle : )) Ayşecik ile Ömercik filmlerini izlerken karşılıklı ağlarlarmış.En çok da Ayşecik'in annesine bebeğinin öldüğünü söyleyip Ayşecik'in evlatlık verildiği filmde, annesinin Ayşeee diye karataşı bağrına bastığa filmde ağlarlarmış.
: )
 Balık burcu olması sadece duygusal yapmamış babamı.Üniversiteyi bitirdikten sonra hiç aklında yokken kendisini bir gemide dünyayı gezerken bulmuş.Günlerce  karaya ayak basmadan seyahat etmiş fakat denizleri çok sevdiği için bu durum onu hiç rahatsız etmemiş.Farklı ülkeler,insanlar,lisanlar,dinler... gördükten sonra gemilerle ve gemi  makineleriyle vedalaşmışlar .Babam için kara mühendisliği dönemi başlamış.O zamanlar doğalgaz yeni gelmiş İstanbul'a ve babam başlamış doğalgaz projeleri çizmeye.Çocukluğumu düşündüğümde babamı ince proje kağıtlarının üzerinde çizim yaparken hatırlarım bu sebeple.Doğalgaz işleri,belediyecilik,cam işleri derken denizler ve gemiler babamı hatırlamış olsa gerek ki ; babam kendini tekrar limanlarda bulmuş.Doğduğu gün ona burcunu vermiş  ve bu burçta babamın hayatını etkilemiş.

Bizim evde babama iltifatlar ziyadesiyle küçük kız kardeşimden gelir. O insanların duymak isteyeceği şeyleri iyi bilir ve bu sebeple güzel iltifat eder, bende bu meziyet biraz zayıftır : (
Mesela ; Kral babacım aç kollarını prenses kızın geliyor der ve sarılır.
Daha üç-üç buçuk yaşlarındaydı babama '' babacım ben hep böyle yakışıklı mühendis bir babamın olmasını hayal ettim '' demişti. Bu cümlenin arkasından ben vay be derken içimden ; babam , tabii mest olmuştu .İltifat konusunda Zeynep kadar yetenekli olamasam da bende bu iltifatları kayıt altına alıyorum : )

Ben küçükken babamın sakalları vardı ve resimdeki gibi sıkı sıkı sarılırdım babama. Şimdi sakalları yok ama ben  bu akşam babama yine sıkı sıkı sarılıp doğum gününü kutlayacağım inşAllah .

Huzurlu,sağlıklı,faydalı ve uzuuun bir ömürde hep yanımızda olman temennisiyle , doğum günün kutlu olsun babacığım.


23 Aralık 2011 Cuma

evimizin miniği

Dokuz yıl önce bugün katıldı minik kardeşim aramıza.Onun gelişiyle beş kişilik  orta büyüklükte bir aile olduk.Evimiz onun ağlama sesleriyle doldu.Mutfağımız emziklerle biberonlarla renklendi.Ağlaması bir tek salıncakta dindiği için evimiz bir de salıncak barındırır hale geldi.Hepimizin hayatında tertemiz miss gibi bebek kokan bir dönem başladı.Beş buçuk aylıkken emeklemeye başladığından bir dönem GONZALES lakabıyla yaşadı.Koltukların altında, dolapların içinde hiç beklenmedik bir anda beklenmedik bir yerde bir çift zeytin gözün bakışıyla karşılaştık : ).Bol gürültülü zor bir bebekliğin ardından sakin, uyumlu dünyalar tatlısı bir kız çocuğu oluverdi. Muazzam hayal gücüyle hepimizi evcilik oyunlarının içine aldı.Kimi zaman bakkal Mehmet oldu kimi zaman bakkal Mehmet'in oğlu,kızı...İşin ilginç yanı hiç bakkala gitmemiş olmasıydı. Aramızdaki on bir senelik farka hiç takılmadı. Üç yaşından itibaren yaştaşmışız gibi davrandı. Bu bilmiş halleriyle bazen kızdırsa da çokça güldürdü. Ve maalesef çok hızlı büyüdü.
     Daha dün gibiyken masal okuduğum  günler bugün kendi hikaye kitaplarını okuyor yatarken.Beraber izlediğimiz filmlerde yaptığı yorumlarıyla beni benden alıyor.Her ne kadar kendini çoook büyümüş görse de bizim gözümüzde minicik ;tüm evin küçükleri gibi. Dokuz değil on dokuz olsa da bir şey değişmeyecekmiş  gibi görünüyor.Annemle babamın en büyük zevki onu bir bebek gibi sevmek.Alışamadık bir türlü büyüyor olmasına. 
   Geçen gün bana kızmamam kaydıyla anlatması gereken bir şey olduğunu söyledi ,bu duruma çok bozulsam da (o böyle söyleyince kendimi çok sertmiş gibi hissediyorum)  aaa Zeynepcim tabii söyle dedim. Meğerse benim bloğumdan bahsetmiş arkadaşına , onun için arkadaşına bahsedecek kadar önem taşıdığını bilmiyordum burasının.Ve doğum gününde burada kendisine özel bir yazı görmenin onu çok mutlu edeceğini düşündüm.Başladım yazmaya lakin onun bizim içimizdeki yeri benim anlatabildiğimden çok  daha derin ve engin. O bizim evin miniği, prensesi,güneşi,neşesi...Ne yazsam bilemedim o bizim Zeynep'imiz birtanemiz.İyiki doğmuş evimize neşe, bereket,muhabbet getirmiş.
Hayırlarla dolu faydalı bir ömür duasıyla...
Sözün özü: seni çooooooook seviyoruz ZESBİ : )

5 Kasım 2011 Cumartesi

bu post bayram tebriği içerir : )


Hayatımızı tek düzelikten kurtaran, gittikçe azalsa da miktarı heyecanlarından, çokça şuurumuzu tazeleyen, bizleri bir araya getiren bayramlar iyiki varlar diyor herkeslerin  :)  kurban bayramını tebrik ediyorum. 


Yukarıdaki resim kızkardeşim Zeynep'e ait.Hep çok yetenekli gördüğüm ve belki güzel sanatlar da okur diye  ümit ettiğim Zeynep bu resimle beni biraz sükut-u hayale uğrattı :( adeta kendimi gördüm bu resimde üç boyutu resme aktaramama, nesnelerin ebatlarındaki dengesizlik, konumlandıramama (arabayı kastediyorum sanki yolda gitmiyor da binaya çıkıyor :) ) ...Teselli kaynaklarım; rengarenk perdeler ve beyaz bulutlar : )
 Hmm birde aklıma gelmişken teşrik tekbirlerini unutmayalım!!!